Hazreti-Ali.Tr.Gg


   
  Ehlibeyt Dostlarının Buluşma Noktası EHLİBEYT DOSTLARI FM
  Mahzuni Şerif'in Eserleri
 
 
Nem Kaldı
 
Parsel parsel eylemişler dünyayı
Bir dikili taştan gayrı nem kaldı
Dost köyünden ayağımı kestiler
Bir akılsız baştan gayrı nem kaldı
 
Padişah değilim çeksem otursam
Saraylar kursam da asker yetirsem
Hediyem yoktur ki dosta götürsem
İki damla yaştan gayrı nem kaldı
 
Nice dertler gördüm derman çıktılar
Çok Aliler gördüm Osman çıktılar
Eski dostlar bize düşman çıktılar
Birkaç türlü puşttan gayrı nem kaldı
 
Mahzuni Şerif
Rast gelsem bir avcı vurmuş marala
Eğer istiyorsan gene yarala
Bir yaralı döşten gayrı nem kaldı
 
 
Yanayım
 
Bütün insanlığın geçtiği handa
Kalana mı durana mı yanayım
İnsanlıktan gider ölen öldüren
Ölene mi vurana mı yanayım
 
Hikmetinden sual olmaz beylerin
Öğrenmesi yasak gizli şeylerin
Yüzyıllardır yanmış garip köylerin
Bellerini kırana mı yanayım
 
Oy kırasım gelir böyle kalemi
Kitap kitap doldurdular çilemi
Yıkılmış tandır da gelin alemi
Düğüne mi törene mi yanayım
 
Mahzuni Şerif
Babam diye göz diken çok anana
Benliğini sevenlerden bana ne
İnsanlığı yorana mı yanayım
 
 
Belki de
 
Kimbilir ne zaman kimbilir nerde
Dünya döne döne durur belki de
Mavi mavi güvendiğin denizler
Kesilir suları kurur belki de
 
Geçer gider her sarayın ricali
Çünkü ecel ona vermez mecali
İki gözden uzak bizim Haceli
Atar on ikiden vurur belki de
 
Dost Mahzuni kendi kendin oyalar
Anlaşamaz yağmur ile boyalar
Milyarca senedir yatan kayalar
Birgün kanatlanıp yürür belki de
 
 
Bana Ne
 
Bu dünyada bağım bostanım mı var
Üveyikler ötmesinden bana ne
Ömrümün baharı kaldı geride
Çayır çimen bitmesinden bana ne
 
Beni gidince kim ardımdan bakacak
Gurbet beni hasret yari yakacak
Canı veren gel gel diyor çıkacak
Doktor gelip gitmesinden ban ne
 
Der Mahzuni düzen tutmaz sazımı
Koyu koyu duman aldı gözümü
Güzel yüzün seyrederken yüzümü
Kaşlarını çatmasından bana ne
’im yanan yanana
’im çıksam dağlara
 
 
Kırma Hatırımı
 
Kırma hatırımı gül yüzlüm benim
Gül olsan da gün gelir ki solarsın
Kara toprak olur gider bedenin
Saçlarını yolum yolum yolarsın
 
Sen benim kaderim alınyazımsın
Hakkın huzurunda bana lazımsın
Sevda çöllerinde em’li kuzumsun
Ardımsıra dertli dertli melersin
 
Ben bir Mahzuni’yim yollu yolunca
İniler gezerim hallı halımca
Gurbet elde mezar olup kalınca
Seher yeli ile haber salarsın
 
 
Gider
 
Bir koyun sürüsü olduk
Mor kuzular bakar gider
Çoban kıvısına girmiş
Kurtlar bizi çeker gider
 
Ben hakkı sevdim diyenler
Gerçeğe boyun eğenler
Alın terinden yiyenler
Damla damla döker gider
 
Dilim hey gerçektir dilim
Bilirsin hayvan değilim
Şurada bir avuç zalim
Belimizi büker gider
 
Sende kalsın senin kinin
Bitmedi mi perin cinin
Tüm cahiller Mahzuni’nin
Hatırını yıkar gider
 
 
Var
 
Bugün ben şahımı gördüm
Bir elinde Zülfikar var
Dane dane dökülüyor
Dillerinde kehribar var
 
Deli gönül yanlış gitme
Gidip cananı incitme
Bu yolda acele etme
Acelede bin zarar var
 
Mahzuni
Ecelden içeydim dedim
Dünyadan göçeyim dedim
Sevdiğimden intizar var
 
 
İçinde
 
Meğer susuz kalır imiş
Balıklar derya içinde
Düşer boynu solar imiş
Sümbüller yayla içinde
 
Günahlı cenneti över
Bilmeyen bilene söver
Kamiller bağrını döver
Cahil cühela içinde
 
Gözüm yaşı akar coşar
Beni gören bana şaşar
Yalancı nur gibi yaşar
Gerçekler bela içinde
 
Gel Mahzuni etme inat
İnadına kalkmaz kanat
Bütün canlı tüm kainat
Madem ki mevla içinde
 
 
Gül Yüzlü Cananım
 
Gül yüzlü cananım senin elinden
Gizli gizli yaşım dökülmektedir
Dile destan oldum zalim dilinden
Akar gözyaşlarım dökülmektedir
 
Gönül bir sevdanın düştü peşine
Merhamet et n’olur gözüm yaşına
Yandım mah yüzüne kara kaşına
Düşündükçe ömrüm sökülmektedir
 
Mahzuni Şerif
Göster cemalini seyran eyleyim
Yandım bittim işte daha ne deyim
Neden o dost benden çekilmektedir
 
 
Yürü Bre Bol Mezarlık
 
Yürü bre bol mezarlık
Her yılda varan varana
Kahrolası koca dünya
Birbirin kıran kırana
 
Gayrı çekemem bu nazı
Kış temsil edemez yazı
Kör olmuş insanın gözü
Gerçeği soran sorana
 
Mahzuni
Kalmadı takatim halim
En sonunda vardır ölüm
Kendini yoran yorana
 
 
Nem Kaldı
 
Parsel parsel eylemişler dünyayı
Bir dikili taştan gayrı nem kaldı
Dost köyünden ayağımı kestiler
Bir akılsız baştan gayrı nem kaldı
 
Padişah değilim çeksem otursam
Saraylar kursam da asker yetirsem
Hediyem yoktur ki dosta götürsem
İki damla yaştan gayrı nem kaldı
 
Nice dertler gördüm derman çıktılar
Çok Aliler gördüm Osman çıktılar
Eski dostlar bize düşman çıktılar
Birkaç türlü puşttan gayrı nem kaldı
 
Mahzuni Şerif
Rast gelsem bir avcı vurmuş marala
Eğer istiyorsan gene yarala
Bir yaralı döşten gayrı nem kaldı
Benim bana boştan gayrı nem kaldı
 
 
Cananım
 
Bana yücelerden seyreden dilber
Siyah kirpiklerin ok mu cananım
İnsaf et yüzünü yüzüme dönder
Istırabın sonu yok mu cananım
 
Gönül sevdi benim günahım nedir
Yandım hasretine bunca senedir
Mecnun’um derdinden derdim fenadır
Istırabın sonu yok mu cananım
 
Bu dünya misaldir çatısız hana
Ebedi kalmadı şaha sultana
Deryanın içinde bir damla bana
Bu da Mahzuni’ye çok mu cananım
 
 
Mevlam Gül Diyerek
 
Mevlam gül diyerek iki göz vermiş
Bilmem ağlasam mı ağlamasam mı
Dura dura bir sel oldum erenler
Bilmem çağlasam mı çağlamasam mı
 
Milletin sırtından doyan doyana
Bunu gören yürek nasıl dayana
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
Bilmem söylesem mi söylemesem mi
 
Mahzuni Şerif
Bazen acılardan al ilacını
Pir Sultanlar gibi dar ağacını
Bilmem boylasam mı boylamasam mı
 
 
Senin Olsun
 
Boşuna aldandım dünya ben sana
Emmi dayı hısım yar senin olsun
Bir yiğit bir defa gelir cihana
Onu da bağrına sar senin olsun
 
İnsan bir karara vardıktan sonra
Önünden sonunu bildikten sonra
Benim hatırımı kırdıktan sonra
Al götür hasıra sar senin olsun
 
Mahzuni Şerif
Bir canı varısa al da sakınma
Dünyadayım diye artık yakınma
Güneş de soyuldu gör senin olsun
 
 
Oy Bizim Eller
 
Vay göresim geldi Berçenek seni
Dumanlı dumanlı oy bizim eller
Aktı gözüm yaşı oldu bir çanak
Dumanlı dumanlı oy bizim eller
 
Bizim elin yiğitleri bol olur
Çalar davulları dizgin dol’olur
Ölüm bizim için tozlu yol olur
Dumanlı dumanlı oy bizim eller
 
Mahzuni Şerif
Hanı ya ikrarsız ikrarın hani
Oy göresim geldi suna boylum seni
Dumanlı dumanlı oy bizim eller
 
 
Ey Erenler
 
Ey erenler bir kamile danıştım
Er olana edep erkan hoşumuş
Kalırsa dünyada insanlık kalır
Kuru hayal fani dünya boşumuş
 
Vefasız tabipten derman olur mu
Ufacık pınardan Ceyhan olur mu
Ta ezelden karga şahan olur mu
Adem aslı asıllara başımış
 
Dünyada delinin teki Mahzuni
Yaktı seni içindeki Mahzuni
Dile kolay bunca yükü Mahzuni
Yıllar yılı taşımış da taşımış

 

Erim Erim Eriyesin
 
Köşkün sarayın yıkılsın
Erim Erim eriyesin
Umudun suya dökülsün
Erim Erim eriyesin
    Çölden çöle sürünesin

Musa isen Tur-i Sinan
Hakktan gelmiş idi İnan
Yesin seni yılan Çayan
Erim Erim eriyesin

Aslan pençesi vurulsun
Çayın Deniz’e kurulsun
Gözlerin yansın çürüsün
Erim Erim eriyesin

Mahzuni'yi sever idin
Ona sevgilim der idin
Candan başka ne yer idin
Erim Erim eriyesin

 

Sandın
 
Aylar birbirini kovalar durur
Geçip giden yıllar döner mi sandın
İçimde yaktığın onulmaz ateş
Öyle kolay kolay söner mi sandın
 
Kaygılar çevirdi çevre yanımı
Soğudukça kurutuyor kanımı
Girdin yüreğime çektin canımı
Sence yaptığını hüner mi sandın
 
Hele düşün kırkı geçti kırdığın
Hesabında değil neyi vurduğun
Duman edip bulutlara sardığın
Gönül kolay kolay iner mi sandın
 
Mahzuni
Seller ile akıp girdaba girdin
Gönül fincanına bir taş değdirdin
Kırıldı uzayıp söner mi sandın
 
 
Boşu Boşuna
 
Mevlam bana ömür vermiş
Boşu boşuna boşu boşuna
Vücuduma bir can girmiş
Boşu boşuna boşu boşuna
 
Su akar deryaya varır
Deryadan mayi çıkarır
Gökyüzünde yağmur olur
Boşu boşuna boşu boşuna
 
İsa Meryem’e mi kaldı
Musa asadan ne buldu
Süleyman bir sultan oldu
Boşu boşuna boşu boşuna
 
Gahi gittim gahi geldim
Aradım kendimi buldum
Bir Mahzuni Şerif oldum
Boşu boşuna boşu boşuna
 
 
Ne Sandın
 
Aylar birbirini kovalar durur
Geçip giden yıllar döner mi sandın
İçimde yaktığın onulmaz ateş
Öyle kolay kolay söner mi sandın
 
Kaygılar çevirdi çevre yanımı
Soğudukça kurutuyor kanımı
Girdin yüreğime çektin canımı
Sence yaptığını hüner mi sandın
 
Hele düşün kırkı geçti kırdığın
Hesabında değil neyi vurduğun
Duman edip bulutlara sardığın
Gönül kolay kolay iner mi sandın
 
Mahzuni
Seller ile akıp girdaba girdin
Gönül fincanına bir taş değdirdin
Kırıldı uzayıp söner mi sandın
 
 
Beni (Ah Neyleyim)
 
Ah neyleyim düşkün oldum dünyada
Ateşle tığ ile şişleyin beni
Sevda dedikleri bir bela imiş
Gelmeyin yanıma boşlayın beni
 
Yiğit olan yiğit durur ahtında
Çünkü bu dert gider bulur lehdinde
Şeytana rey verdim Ali tahtında
Lanet edin bana haşlayın beni
 
Mahzuni Şerif
Müslüme düşmanım başında teber
Bilmem ki bu yolum nereye gider
Ben öldükten sonra işleyin beni
 
 
Zaman
 
Gökte yıldız yerde ışık görünmez
Güneş doğup gündüz olduğu zaman
İnsanoğlu ara yerde sürünmez
Baş koyacak yastık bulduğu zaman
 
Çalışmadan yetim hakkını yeme
O kül kafan ile bilirim deme
Dağılır ordular kalkar mahkeme
İnsanlık kavgasız kaldığı zaman
 
Bak ne hale koydun garip başımı
Zehir ettin ekmek ile aşımı
Boşa süslemeyin mezar taşımı
Mahzuni Şerif
 
 
Beni (Yaşamaya Geldim)
 
Yaşamaya geldim ben de dünyaya
Elimden kolumdan bağlama beni
Komşular göçüyor yıldıza aya
Dağların başında eyleme beni
 
Körpecik aklını kandırma boşa
İnsanlar benzemez beyinsiz kuşa
Avareyim diye teme sen maşa
Bir dilim ekmeğe dağlama beni
 
Mahzuni
Kulların sırtından çalın aldığın
Allah bilir kimin nasıl olduğun
Hastayım götürün sağlama beni
 
 
Az Kaldı
 
Şu bizim dağlarda yaylak zamanı
Koyun kuzu seçilmeye az kaldı
Ceyhan suyu buram buram köpürür
Deh eyleyip geçilmeye az kaldı
 
Birgün duman sarar bizim ovayı
Osman Beyim değiştirir havayı
Başak verdi Berçenek’in buğdayı
Olgun olgun biçilmeye az kaldı
 
Hey bre Binboğa beri gel beri
Yerde kolay kalmaz yiğidin teri
Yaman olur bizim aş’retin şeri
Oba oba göçülmeye az kaldı
 
Mahzuni
Birgün belli olur yahşiyle yaman
Bu zaman olmazsa başka bir zaman
Koca dünya küçülmeye az kaldı
 
 
Yanayım
 
Bütün insanlığın geçtiği handa
Kalana mı durana mı yanayım
İnsanlıktan gider ölen öldüren
Ölene mi vurana mı yanayım
 
Hikmetinden sual olmaz beylerin
Öğrenmesi yasak gizli şeylerin
Yüzyıllardır yanmış garip köylerin
Bellerini kırana mı yanayım
 
Oy kırasım gelir böyle kalemi
Kitap kitap doldurdular çilemi
Yıkılmış tandır da gelin alemi
Düğüne mi törene mi yanayım
 
Mahzuni Şerif
Babam diye göz diken çok anana
Benliğini sevenlerden bana ne
İnsanlığı yorana mı yanayım
 
 
Belki
 
Kimbilir ne zaman kimbilir nerde
Dünya döne döne durur belki de
Mavi mavi güvendiğin denizler
Kesilir suları kurur belki de
 
Geçer gider her sarayın ricali
Çünkü ecel ona vermez mecali
İki gözden uzak bizim Haceli
Atar on ikiden vurur belki de
 
Dost Mahzuni kendi kendin oyalar
Anlaşamaz yağmur ile boyalar
Milyarca senedir yatan kayalar
Birgün kanatlanıp yürür belki de
 
 
Derin
 
Döne döne dünya durmaz
Yolcu derin biziz derin
Konup göçenler hani ya
Yüreğimde sızı derin
 
Seyrettim mezar taşımı
İncitmem konan kuşumu
Gece bürümüş başımı
Düşündüm gündüzü derin
 
Hayattan içenler kandı
Kandı dünyadan usandı
Mahzuni
Külü yufka közü derin
 
 
Şikayetin Kime
 
Şikayetin kime divane gönlüm
Anamı ağlatan kadıdır kadı
Yerden yere gelmez ihanet zulüm
Bozulmuş kalmamış aşığın tadı
 
Gitti benim ömrüm eli kınalı
Perişanım ben bu aşktan yanalı
Mervanoğlu boynumuza bineli
Mesut gezer kara cübbeli cadı
 
Mahzuni Şerif
İnsanlık elinden bade içerim
Eller mesut olmuş ben de naçarım
Nedir bilmem şu feleğin muradı
’im birgün göçerim
hak deyip yandı

 

 

Gider
 
Bir koyun sürüsü olduk
Mor kuzular bakar gider
Çoban kıvısına girmiş
Kurtlar bizi çeker gider
 
Ben hakkı sevdim diyenler
Gerçeğe boyun eğenler
Alın terinden yiyenler
Damla damla döker gider
 
Dilim hey gerçektir dilim
Bilirsin hayvan değilim
Şurada bir avuç zalim
Belimizi büker gider
 
Sende kalsın senin kinin
Bitmedi mi perin cinin
Tüm cahiller Mahzuni’nin
Hatırını yıkar gider
 
 
Deli miyim Ben
 
Ağla gönlüm ağla dağlar karalı bugün
Çağla yaşım çağla gönlüm yaralı bugün
Kar yağmış saçlarıma ömrüm boralı bugün
Aklım nereli bugün hayran deli miyim ben
 
Ellerin bahçesinde gülden bana ne canım
Birgün için ağlarsın elden sana ne canım
Ben bu yoldan dönemem lanet dönene canım
Ömrün önüne sonuna kurban deli miyim ben
 
Mahzuni
Taşına bir güvercin kondu gel hele canım
Ağustosta gölümüz dondu gel hele canım
Düştüm dünya yoluna kurban deli miyim ben
 
 
Yine Gam Bürüdü
 
Yine gam bürüdü hasta gönlümü
Neredesin kumru dillim nerdesin
Ah ile geçirdim bunca günümü
Yüce dağlar hep mi bana perdesin
 
Sevdalı başımı ezdirdim durdum
Beni benden bileni bezdirdim durdum
Başıboş dağlarda gezdirdim durdum
Merhametsiz sen de ilçelerdesin
 
Yüreğin denizdi gözlerim seldi
Kaderim yavaşça ıstırap yeldi
Ne pazarın belli ne karın belli
Mahzuni
 
 
Kırma Hatırımı
 
Kırma hatırımı gül yüzlüm benim
Gül olsan da gün gelir ki solarsın
Kara toprak olur gider bedenin
Saçlarını yolum yolum yolarsın
 
Sen benim kaderim alınyazımsın
Hakkın huzurunda bana lazımsın
Sevda çöllerinde em’li kuzumsun
Ardımsıra dertli dertli melersin
 
Ben bir Mahzuni’yim yollu yolunca
İniler gezerim hallı halımca
Gurbet elde mezar olup kalınca
Seher yeli ile haber salarsın
 
 
Gidiyorum Kara Gözlüm
 
Kader böyle imiş böyle yazılmış
Gidiyorum kara gözlüm ağlama
Mezarımız gurbet ele kazılmış
Gidiyorum kara gözlüm ağlama
 
Ceylan bakışını üzme boşuna
Kurbanlar olayım gözün yaşına
Keder yakışmıyor hilal kaşına
Gidiyorum kara gözlüm ağlama
 
Emanet eyledim em’li kuzumu
Arkalarda koyma benim gözümü
Getir’ler çalayım kırık sazımı
Gidiyorum kara gözlüm ağlama
 
Mahzuni Şerif
Garip başım dertten derde büründü
Fadimem duvağın yerde süründü
Gidiyorum kara gözlüm ağlama
 
 
İşte Gidiyorum
 
İşte gidiyorum çeşm-i siyahım
Önüme de dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da
 
Haydi dolaşalım yüce dağlarda
Sen beni bıraktın ah ile zarda
Ötmek istiyorum viran bağlarda
Ayağıma cennet kiralansa da
 
Bağladım canımı zülfün teline
Dost beni bıraktın elin diline
Güldün Mahzuni’nin berbat haline
Mervan’ın elinde parelense de
’im yollar göründü
bugünler ara yerdesin

 

 

ah diyerek yandı gel hele canım
’im yanan yanana
der kalkar bu kara duman
nedendir geri kaldığın
’im öldüğü zaman
’im hal beyan eder
başını aşka eğdirdin
başını aşka eğdirdin
    Çölden çöle sürünesin
    Çölden çöle sürünesin
    Çölden çöle sürünesin
’im oy beni beni
’e sakın dokunma ’im dindir acını ’im çıksam dağlara nedir bu zulüm ’im ben bir deliyim geçeyim dedim
 
  01.02.2008 tarihinden itibaren 14393 ziyaretçikişi burdaydı! Copyright by KurtulusMuzikOrganize Phone:05357814889-05423384108-03643112411


 
 
Add to Google



AleviBirlikForumu.Com

Banner Maker

Aleviyiz.Net

www.aleviyiz.net